HİS VAR MI BU ÂLEMDE NEKÂHET GİBİ TATLI?
[19:55], 28.VIII.2007
HİS VAR MI BU ÂLEMDE
NEKÂHET GİBİ TATLI?
Hafta sonu, yalnız, hasta, -yarıştan çekilme vakti yaklaştığı hâlde- hâlâ yarış boyunca bir arpa boyu yol gitmemişlik ve geç kalmışlık duygusuyla tedirgin, huysuz, hastalık boyunca ara ara gelen sıtmaya benzer ateş nöbetlerinin oluşturduğu kısa süreli bilinç yitirimlerinin sonucunda korkak, rüyaların, kabusların, hafakanların, halüsinasyonların birbirini hangi hızla ve hangi sırayla takip ettiğini fark edemeyecek kadar sersem, bir bozkır yazında, her yanı kavuran bir sıcaklıkta üşüdükçe sarındığı yorganını ve yatağını birkaç kez lavaboya gitmek dışında neredeyse hiç terk etmediği hâlde ağır maden işçileri hemşerileri kadar yorgun, ya da adamakıllı dayak yemiş kadar hâlsiz, “olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözünü tekrarlaya tekrarlaya hayattaki her türlü devlet ve ikbâl hırsından sıyrılmış mütevekkil, bezgin, her türlü günahına ve dünyalık arzuya burun kıvırmış tövbekâr, aç, bî-ilaç ve sefil bir adamdım.
Pazar akşamı başlayan nekâhet dönemiyle birlikte, Muhibbî’nin (Kanuni Sultan Süleyman Han’ın)
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
beyti, yerini yavaş yavaş Yahya Kemal Beyatlı’nın Ses adlı şiirinin girişine bırakıyor:

Günlerce ne gördüm, ne de bir kimseye sordum;
“Yâ Rab! Hele kalb ağrılarım durdu.” diyordum.
His var mı bu âlemde nekâhet gibi tatlı?
Gönlüm bu sevincin helecaniyle kanatlı
Bir tâze bahâr âlemi seyretti felekte.
Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek’te;
Akşam... Lekesiz, sâf, iyi bir yüz gibi akşam...
******
*****
****
***
**
*
(Kendi Gök Kubbemiz, s.86.)
Konu: nedenbenn'e cevaben ;)
bilmem... anlamam ben öyle şeylerden.. aşırılıklardan, tembelliklerden, yalnızlıklardan, kaçışlardan vs.vs'den..
ben geçen hafta, küçük bir nekahetçiğin tadını çıkardım birazcık... bunu bilir, bunu söylerim...
yanlış oldu :))) bunu bildim, bunu söyledim... :))
eşitgin
Düzenleyen esitgin gün: 31/8/2007 saat: 19:46
Bağlantı »
Konu: Hisler, Ya da Hissettiğimizi Sandığımız Şeyler...
Yalnızlık ya da nekahet (eski Türkçeyi oldum olası pek bilemem ama, umarım gaf yapmam;) ) bazen çok hoşumuza giden tembel yanımız... Bazen de kaçışlarımız değil midir ???
Yine de; hep denildiği gibi, herşeyin aşırısından kaçmak gerek.......mi?
Bağlantı »
Konu: recep eşitgin'e cevaben ;)
sen benim birkaç kere böyle yatağa düşersem aklımın başına geleceğini umut ediyorsun... anlaşıldı... :))
ama insanın o yatakta, o yorgan döşekte, evlilik falan aklının ucundan bile geçmiyor..
haberin ola :)))
eşitgin
Düzenleyen esitgin gün: 31/8/2007 saat: 19:42
Bağlantı »
Konu: yanlızlık
iki duvar arasına sıkışmış bir kedi yavrusunun çığlığı sanki bu sesleniş...
ama kime?
yanlızlığın bu kadar iliklere kadar hisedilmiş olmasını,
senin açından iyi bir gelişme olduğu kanaatini taşıyorum kardeşin olarak...
yardım edememenin de ezikliği içindeyim.....
bir tas sıcak çorbayı yatağında içebildiğin günü görmek ümidiyle......
geçmiş olsun hocam,,,,
http://recepesitgin.blogcu.com/
Düzenleyen esitgin gün: 29/8/2007 saat: 15:41
Bağlantı »